
Uzunca bir zamandır beynimde dolaşan birkaç sözcük var, bir yolunu bulup ilkfırsattta bunları biryerlere aktarmak istiyordum. Modern fizik veya schrödinger'in kedisi hakkında cümleler kurarken birden aklıma takıldı. Işık hem dalga hem de parçacıktı. kedi hem ölü hem de yaşıyordu. Peki sonucu ne belirliyordu? Konuya bakışın, olayı gözlemleme şeklin.
Eğer sen Işığın dalga olduğunu ispatlamaya çalışacaksan noktasal ışık kaynağını çift deliktengeçireceksin ve sonucun şaşmaz bir biçimde dalga olduğunu göreceksin, parçacık olduğunu ispatlamaya çalışıyorsan ışığı altın plakaya gönderip yük farkından parçacık olduğunu ispat etmiş olacaksın. Bu taamiyle sana bağlı ama aslında ışık her iki durumu da bünyesinde barındırıyor sen ne taraftan bakcağını seçmelisin.
Deistlerle ateistlerin fikir mücadelelerinde her iki tarafında fikrinin değişmemesinin sebebi belki de bundandır. tanrının varlığı konusunda varılabilecek nihai nokta tanrının iradesinin olmadığı sonucuysa ve bu sonuçla iradesiz bir varlık tanrı olamaz düşüncesinin hakim olabileceği bir ateistin karşısına bigbang'den ve simetrik düzenli bir evrenden sözeden deistin haklılığı yadsınamazken ikisinin de geçerli olduğunu görürüz ki bu noktada inanmak veya inanmamak bir seçim meselesidir. sınırları olan bir evrende sınırları olan bir duyu kabiliyetlerimiz ve sınırlı bir akıl ile sınırsız (belirsiz) bir varlığı tartışıyoruz.
olaya ortalama baktığında her iki tarafında kozları eşit, Olaya baktığın yerden inanmak veya inanmamak sonucuna ulaşıyorsun. İmtihan bu noktada başlıyor kozlar eşit iken sen hangi tarafı seçiyorsun?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder